Temmuz ayıyla birlikte hala
tatile gitmeyenler için Thassos Adası harikulade bir seçenek oluşturuyor.
Yunan adalarının kuzeyinde
bulunan bu ada aynı zamanda Taşoz olarak biliniyor. Karayoluyla kolaylıkla ulaşılabilen
ada için İpsala Gümrük Kapısı’ndan çıkarken Shengen vizesi ve araç için triptik
belgesi olması yeterli. İstanbul’dan gidecekler için yolculuk yaklaşık 6 saat
sürüyor.
İpsala Gümrük Kapısı’ndan
çıktıktan sonra Dedeağaç (Alexandroupoli) ve Gümülcine (Komotini)’den geçtikten
sonra Keramoti kasabasına ulaşılıyor. Keramoti Thassos’un muhteşem doğasına
resmen bir hazırlık gibi.
Adaya geçmek için Keramoti’den
feribota binmek gerekiyor. Ancak burada yemek yemeden kesinlikle gitmenizi
önermiyoruz.
Feribota çok yakın konumda,
sahilde yer alan Babis (mpamphs) restoranı muhteşem lezzetler sunuyor. Midyeli
pilav, cips şeklindeki kabak kızartma, kalamar dolma, ahtapot ve sardalya
ızgara bu lezzetlerden sadece birkaçı. Bu özel tatların yanında Bibaia Xopa
adlı şarabı da denemenizi tavsiye ediyoruz.
Yemekten sonra Keramoti’den
kalkan feribot Thassos’un Limenas Limanı’na yanaşıyor. Thassos’un bir yanı
yeşil, bir yanı masmavi deniz olan güzel yollarından geçerek Potos Köyü
yakınındaki Royal Paradise Beach Resort & Spa’ya ulaşıyoruz. Otelin plajı
adanın çarşaf gibi denizine ayrı bir güzellik katıyor.
Akşam yemeği için Limenaria’da
sahil restoranları bulunuyor. Ancak biz tercihimizi sahibinin Türkçesi’yle
sempatimizi kazanan Limani Balık’tan yana yapıyoruz. Yine aklımızda yer eden
mezeler, yemekler…
Keyifli bir akşam yemeğinin
ardından Yunan adalarından birine gelip de sirtaki yapmadan olur mu?
Teologos’ta yer alan Orizontes
çok samimi bir mekan. Aynı zamanda fiyatları da çok uygun. Yunan ezgileri
herkesi içine çekiyor ve sonunda kendimizi pistte buluyoruz. Saat gece yarısını
bulmasına rağmen, yorgunluktan eser yok. Otelimize doğru yola koyuluyoruz, tek
hayalimiz sabah erkenden denize kavuşmak…
Tüm bunlar bile Thassos’u sevmek
için yeterli sebep ama burada başka ne yapılabilir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder